İçereği Atla
Rove ve Raven Yayınevi kitapları, yayınevinden doğrudan kapınızda. 0537 460 50 60 [email protected]
124,80 ₺ 124,80 ₺ 160,00 ₺

1–2 iş gününde kargoda

Son 1 adet

Mesafeli Satış Sözleşmesi · Teslimat ve İade
2.000 TL üzeri ücretsiz kargo · PayTR ile güvenli ödeme

ISBN: 9786257201032

Baskı1. Baskı
Sayfa Sayısı160
Boyut12,50 x 19,50 cm
Kağıt Cinsi2. Hamur
Cilt TipiCiltsiz
DilTürkçe

Kitap Hakkında

“Kozanoğlu... Tarihi sevdiren adam...” ⎼Ömer Türkeş“Onur, gurur ve sadakat kişiliğimin temelleri ise, bunu Abdullah Ziya’ya, Nihal Atsız’a, Alexandre Dumas’ya ve Michel Zevaco’ya borçluyum...” ⎼Hıncal Uluç“Amacım, Türk insanının, kendisine güvenmesini, atalarıyla övünmesini, kendisini başarıcı görmesini sağlamaktır.” ⎼A.Z. KozanoğluAbdullah Ziya Kozanoğlu cumhuriyetimizin ilk yıllarında kaleme aldığı tarihî romanlarla Türk insanında millî bir bilincin oluşmasını sağlamış, bunu yaparken gelecek kuşaklara gösterilebilecek rol modellerini -gerçeklikten uzak ithal kahramanlar yerine- her biri görkemli tarihimizin içinde parıldayan kahramanlardan seçmiştir. Tarihî gerçeklerle kurmacayı ustalıkla harmanlayan Kozanoğlu, eserleriyle döneminde en çok okunan yazarlardan biri olmuş ayrıca sinemamızı da derinden etkileyerek Türk tarihinin aydınlık yüzünün daha geniş kitlelere taşınmasını başarmıştır. Tarih edebiyat ilişkisini büyük bir titizlikle kuran usta yazar Kozanoğlu, edebiyatımız kadar sinemamızı da etkileyen ölümsüz eseri Malkoçoğlu’nda okurunu Osmanlı’nın en ihtişamlı zamanlarından birine, Kanuni Sultan Süleyman dönemine götürüyor. Büyük Türk kahramanı Malkoçoğlu’nun gücü, aklı ve cesaretiyle Avrupa üzerine saldığı korkuyu, girdiği türlü mücadelelerden ustalıkla kurtuluşunu en ince ayrıntısıyla, büyük bir gerçekliğe yaslanarak anlatan Kozanoğlu, tarihten aldığı güçle her dönem okuru için hakiki bir kahraman portresi çiziyor.“Bu tek adama karşı yüzlerce, binlerce asker vurmak için kurşunlar yağdırdılar. O belki vurulmuştu belki vurulmamıştı. Fakat atını sürmüş üzerlerine doğru geliyordu. Tek akıncı başında kanlı sargılar, son şarı da yakmak, son kaleyi de vurmak için tek başına kopmuş geliyordu.”